Şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden Tuğba Yavaş’ın ölümünün üzerinden iki yıl geçti: ‘Gerçeklerin gün yüzüne çıkmasını istiyoruz’

Çanakkale’de yaşayan restorasyon uzmanı Tuğba Yavaş, 29 Ekim 2024 tarihinde beşinci kattan düşerek şüpheli bir şekilde hayatını kaybetti.

Yavaş’ın eşi, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Alptekin Yavaş, “intihara yönlendirme” iddiasıyla yargılandığı davanın duruşması devam ediyor.

Savcı, yeterli şüphe oluştuğu gerekçesiyle ‘Eşe karşı kasten öldürme’ suçundan soruşturma başlatılması için mütalaa verdi ancak geçen duruşmada sanık hakkında “intihara yönlendirme” suçundan beraat talep etti.

Tuğba Yavaş’ın kardeşi Muhsin Babayiğit, ablasının ölüm yıl dönümünde Cumhuriyet’e açıklamalarda bulundu.

“YENİ BİR İDDİANAMENİN YÜKLENDİĞİNİ ÖĞRENDİK”

Babayiğit, şu şekilde konuştu:

“İki yıl geçti; fakat bizim için ne acı hafifledi ne de yanıt bekleyen sorular azaldı. Aksine, yaşadığımız her gelişme ve hâlâ aydınlatılmamış hususlar nedeniyle acımız ve adalet arayışımız daha da büyüyor. Dosyanın en dikkat çeken noktalarından biri, iddianame sürecindeki değişikliktir. 12 Aralık 2024 tarihinde UYAP sistemine olayın kasten öldürme kapsamında değerlendirilmesini içeren bir iddianamenin yüklendiğini gördük.

Ertesi gün, 13 Aralık’ta ise bu iddianamenin sistemden kaldırılarak intihara yönlendirme suçlamasıyla yeni bir iddianamenin yüklendiğini öğrendik. Avukatımız ilk iddianameyi kayıt altına aldı. Bu değişikliğin nedenlerini ve hukuki dayanaklarını netleştirmek istiyoruz. Dosyada telefon kayıtlarının incelenmesi, tanıkların dinlenmesi ve olayın tüm boyutlarıyla aydınlatılması gerektiğini düşündüğümüz pek çok konu mevcut. Biz, hiçbir ihtimalin göz ardı edilmemesini ve bütün delillerin eksiksiz değerlendirilmesini talep ediyoruz.”

“ACIMIZ HAFİFLEMİYOR”

Son duruşmaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Babayiğit, sözlerine şöyle devam etti:

“Mahkeme, dosyadaki çelişkili ifadeler ve tanık beyanları doğrultusunda eşe karşı kasten öldürme suçu açısından güçlü bir şüphe olduğunu değerlendirdi ve dosyanın Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmesi için görevsizlik kararı aldı. Böylece yaklaşık iki yıldır intihara yönlendirme suçlaması üzerinden ilerleyen dosyanın kasten öldürme şüphesi bakımından da incelenmesinin önü açıldı.

Bu karar mahkûmiyet kararı değil; ancak dosyada cevaplanması gereken soruların önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Bizim talebimiz kimseyi peşinen suçlu ilan etmek değil. Ablamın ölümünün tüm yönleriyle araştırılması, çelişkilerin giderilmesi, delillerin eksiksiz değerlendirilmesi ve adaletin sağlanmasıdır.

İki yıldır bir aile olarak yalnızca yasımızı tutmuyoruz; aynı zamanda gerçeğin gün yüzüne çıkması için çaba sarf ediyoruz. Tuğba artık aramızda yok; kendisi adına konuşamıyor. Biz onun ailesi olarak sorularımızı sormaya ve adalet arayışımıza devam ediyoruz. Ablamın ölümünün üzerinden iki yıl geçti ama acımız hafiflemiyor; aksine her cevapsız soru ile daha da derinleşiyor.”